Öngösterim Görseli

Şüphesiz ki 1903 yılında Wright kardeşlerin ilk başarılı uçuş denemesini gerçekleştirmeleri, geçtiğimiz yüzyılın en önemli teknik ve bilimsel gelişmeleri arasındadır. Çok az sayıda buluş, insan hayatını hava araçları kadar değiştirebilmiştir. Hava araçlarının icadından bugüne kadar geçen bir yüzyıllık süreç içerisindeki teknolojik gelişmeler ve gelecek yarım asır için öngörülen araştırmaların sonuçları sayesinde dünyanın her yeri daha kısa sürede ulaşılabilir hale gelecektir.

Bir hava aracının uçması, çok boyutlu parametre uzayının ancak küçük bir bölgesinde gerçekleşebilen ciddi bir mühendislik problemidir. Örneğin, kanatların fiziksel parametrelerinin uçağı kaldırabilecek büyüklüklerde olması ancak bu fiziksel parametrelerin uçağın genel fiziksel parametrelerini yerden kalkamayacak kadar değiştirmemesi gerekmektedir. Günümüz hava araçlarının bütün modülleri hakkında tatbik edilebilirlik, finansal kapasite ve çoğaltılabilme gibi birçok kriterden geçirilmiş büyük ölçekli araştırma ve geliştirme projeleri bulunmaktadır. Bu araştırma projeleri arasında ileri itiş teknolojileri, dinamik ve kontrol, sensör ve aktüatör teknolojileri, hava dinamiği ve akustiği,  CFD’ye dayalı optimizasyon gibi örnekler verilebilir. Bunlara ek olarak, bir hava aracının havada maruz kaldığı doğa şartları yerdekinden çok farklı olduğundan, bu şartların hatasız bilgisayar işlemcilerinde güvenilir ve geçerli algoritmalarla modellenmesi gerekmektedir. Bu nedenlerden ötürü hava araçlarının tasarımı ve yapımı, titizlik gerektiren ciddi bir mühendislik branşı haline gelmiştir.

Günümüz teknolojisinin ürünü olan birçok icat, havacılık alanında uygulama bulmuştur. Bu teknolojik gelişmeler, günümüz teknolojisi ile üretilen hava araçlarını daha karmaşık ve daha fazla uzmanlık gerektiren araçlar haline getirmiştir. Modern uçaklarda hata toleransı çok düşük olan ve çok hızlı karar verme gerektiren birçok sistem, karmaşık elektronik yapılarla kontrol edilmektedir. Bu sistemlerin tasarımı, yapımı ve hava araçlarına entegrasyonu ve optimizasyonu da başlı başına bir araştırma konusu haline gelmiştir. Ayrıca, bu sistemlerin verimlerinin arttırılması için araştırmalar yapılmakta, bu araştırmaların bazıları ise önceden tahmin edilemeyen yenilikçi teknolojilerle sonuçlanmaktadır.

Türkiye’nin ilk ve tek havacılık ve uzay temalı üniversitesi olarak amaçlarımız arasında; Türkiye’yi Dünya çapında bir havacılık merkezi haline getirmek için ihtiyaç duyulan ve uçak mühendisliği konusunda uzmanlaşmış mühendis ve bilim insanlarından oluşan nitelikli insan gücü ve Ar-Ge personelini, en etkili uçak mühendisliği eğitimini vererek Türkiye’ye kazandırmak, uluslararası işbirliği ile kurulan ve işbirliğine açık büyük ölçekli yenilikçi araştırma projelerine destek vermek ve bu projelerde üst düzey yönetici, modül tasarımcısı, uzman veya proje yöneticisi olarak çalışacak personeli yetiştirmek vardır. Uçak mühendisliği bölümü müfredatı, öğrencilerimize en iyi şekilde matematik, bilgisayar ve fen bilimlerinin öğretildiği, uçak mühendisliği ile ilgili ileri seviye derslerin verildiği ve günümüz teknolojisine uygun olarak değişik branşlar seçme olanağının sunulduğu bir müfredat olarak uzmanlarımız tarafından tasarlanmıştır. Türk Hava Kurumunun mevcut altyapısının üniversitemizin kullanımında olması; uçak mühendisliği bölümünü, uçağın tasarımından başlayıp her türlü havacılık sisteminin uçağa entegrasyonuna kadar olan süreçte, öğrencinin hem teorik hem pratik tecrübe kazanacağı Türkiye’nin bir numaralı uçak mühendisliği bölümü haline getirmiştir. %100’lere varan doluluk oranlarını yakalayan bölümümüz, Türkiye’nin ve diğer gelişmiş ülkelerin en başarılı öğrencilerini bünyesinde eğiterek, havacılık alanında ilelebet payidar olan bir toplumu desteklemeye ve havacılık faaliyetlerine bilimsel destek vermeye devam etmektedir.